8 Nisan 2012 Pazar

ENGELLERLE MÜCADELE İÇİN EĞİTİM

Bütün çocukların eğitiminde olduğu gibi zihin engelli çocukların eğitiminde de, onların ileride başkalarına bağımlı olmadan yaşamlarını sürdürmeleri, kendi kendilerine yeterli duruma gelmeleri ve toplumla bütünleşmeleri amaçlanmaktadır.


Zihin engelli birey, içinde yaşadığı tolumda sürekli etkileşim ve iletişim içerisindedir. Zihin engelli birey kendisini ifade edebildiği ve kendi ihtiyaçlarını bağımsız olarak karşılayabildiği düzeyde toplum içerisinde kabul görmesi beklenmektedir. Zihin engelli yetişkinlerin aile üyesi, işçi, öğrenci, boş zaman etkinliklerine katılımcı olma, tüketicilik ve vatandaşlık gibi toplumsal rolleri üstlenebilmeleri için tam bağımsızlıklarını kazanmaları gerekmektedir. Bu amaca ulaşılması, bireyin bireysel farklılıkları ile yapabildikleri dikkate alınarak eğitim gereksinimlerinin belirlenmesi ve gereksinimlerine uygun eğitim ortamlarının sunulmasıyla mümkün olabilmektedir.


Zihin engelli çocukların eğitim gereksinimleri onların bazı özelliklerine göre farklılaşabilmektedir. Zihin engelliler homojen bir grup olmadığından, çeşitli özelliklerine bağlı olarak kendi içlerinde önemli bireysel farklılıklar göstermektedirler. Bu farklılıklar, onların toplum yaşamına hazırlanmalarında gerekli olan birçok beceriyi öğrenmede başkalarının yardımına daha fazla gereksinim duymalarına yol açabilmektedir. Özellikle, diğer bireylerin kendi başlarına ya da çok az yardımla öğrendikleri birçok beceriyi zihin engelli çocuklar kendi başlarına öğrenmede ya da az bir yardımla üstesinden gelmede güçlük çekebilmektedirler.


Zihin engelli çocukların eğitimlerinin temel amacı, bu çocukların, yaşamlarını bağımsız olarak devam ettirebilmeleri için gerekli olan becerileri kazandırmaktır. Bu amaçla, zihin engelli çocuklara okul öncesi dönemden başlayarak güvenli ve bağımsız yaşam becerileri kazandırmaya yönelik eğitsel birtakım düzenlemelere yer verilmelidir.




ENGELLER HAKKINDA MAKALELER


ZİHİNSEL ENGELLİLER, EĞİTİMLE HAYATA UYUMLU HALE GELEBİLİR


Zihin engelli çocukların eğitimlerinin temel amacı, bu çocukların, yaşamlarını bağımsız olarak devam ettirebilmeleri için gerekli olan becerileri kazandırmaktır. Bu amaçla, zihin engelli çocuklara okul öncesi dönemden başlayarak güvenli ve bağımsız yaşam becerileri kazandırmaya yönelik eğitsel birtakım düzenlemelere yer verilmelidir.


Zihinsel engellilik hayat boyu sürer mi?


Zekânın normalin belirgin derecede altında olması şeklinde kendisini gösteren zihinsel engellilik, hayat boyu sürmesi gereken bir engellilik değildir. Bilhassa hafif ve orta derecede olanlar özel eğitim ve gerekirse tedavi ile normal bireyler haline gelebilirler. Bazı bireylerde ise zihinsel engellilik büyük ölçüde kalıcıdır.


Zihinsel engelliliğin ilk belirtileri nelerdir?


Zihinsel engellilerde sıklıkla görülen bazı belirtiler şunlardır: Daha bebeklikten itibaren göz kontağında, başı dik tutma, emme gibi ilk bebeklik davranışlarında sorunlar, daha sonra oturma, kalkma, emekleme ve yürümenin diğer çocuklara göre daha geç olması, daha geç konuşması veya konuşmasında sıkıntılar olması, öğrendiklerini çabuk unutması.


Zihinsel engelliliğe neler yol açar?


Zihinsel engelliliğe yol açan nedenlerden bir kısmı genetik iken bir kısmı anne veya çocuk tarafından geçirilen enfeksiyon hastalıklarına bir kısmı kaza ve travmalara, bir kısmı da olumsuz çevre şartlarından kaynaklanan ihmal ve yoksunluklara bağlıdır. Metabolik bozukluklar, beyin hasarları, epilepsi ve zehirlenmeler zihinsel engelliliğin en çok bilinen nedenleridir.


Aileler uzmanlarla işbirliği yapmalı


Sorunun tespiti sürecinde ilk yetkili kişiler annenin doğum öncesi takibini yapan kadın doğum uzmanı ve doğum sonrası sağlık kontrolü ve gelişim takibini yapan çocuk doktorudur. Anne-baba ve diğer aile üyelerinin bu süreçte bir arada hareket etmesi gerekir.




ENGELLİ BİR ÇOCUĞUN EBEVEYNİ OLMAK


Çocuğu engelli olan ailelerin etrafını saran sosyal çevre hem aile hem de çocuk için çok önemlidir. Çocuk için ailesi ve okulunun etkisi sürerken; aile için toplumun genel tutumunun ve değerlerinin etkisi söz konusudur. Engelli olan çocuğu içinde bulunduğu çevrede değerlendirerek koşulları uygun hale getirmeye ve iyileştirmeye çalışmak hem aile hem de çocuk için önemi büyük olan bir çabadır.


Engelli Bir Çocuğun Ebeveyni Olmak





Çocuğunun engelli olduğunu fark eden ailede ilk verilen tepkiler önemlidir. Çocuklarıyla ilgili gerçeği ilk söyleyen kişiye kızgınlık, öfke hissedebilirler. Normal bir çocuk beklentisinde olan ailenin böyle bir durumla karşılaştığında hayal kırıklığı yaşaması normaldir. Sonrasında teşhisin neden daha erken yapılamadığı konusunda teşhisi yapan kişiyi suçlayabilirler. Teşhisin zamanı konusunda neden daha erken fark edemedikleri ile ilgili kendilerine kızıp sonrasında suçluluk duygusuyla baş etmek zorunda kalabilirler. Aile bireyleri arasında kendini, eşini veya çocuğu suçlama, var olan engelliliği inkar etme, işlevsel olmayan; gerçekten uzak yollarla çözüm aramaya çalışma gibi durumlar ortaya çıkabilir.


Birkaç Önemli Nokta:


• Engelli bireyleri görmezden gelmek ne kadar sakıncalı ise durumundan dolayı bireyi ‘farklı’ görmek ve bu farklılığı her açıdan ön planda tutmak da rahatsızlık verici olabilir. Normal olan durumları görmemizi zorlaştırabilir ve toplum içerisinde bu kişilerin farklılaştırma adı altında etiketlenmesine neden olabilir.


• Engellilik kişinin kendi için olduğu kadar çevresindeki bireyler için de baş edilmesi gereken duyguların yoğun olduğu, hayal kırıklıklarının fazlaca yaşanabileceği zor bir durumdur. Bu anlamda hassaslık yani kırılgan olmak daha kolay gerçekleşebilmektedir. Ancak koruyan ve kapsayan bir sosyal çevre ile durumla baş etmek kolaylaşmaktadır. Güven duygusunu geliştirilebileceği, içinde yaşanılan toplumun değer yargılarının iyi işlediği bir ortam , engelli bir birey, ailesi ve çevresi için daha olumlu olmaktadır.


• Anne baba olarak engelli bir çocuğa sahip olmak konusunda ailelerin hem destekçi olması hem de desteğe ihtiyaç duyması gözlenen en önemli konudur. Aslında bu iki durum belirli bir ihtiyacı ve giderilmesini ortaya koymaktadır. Destekçi olmak olumlu duygular uyandırmakla beraber uzun sürmesi halinde tükenmişlik, yalnızlık, yetersizlik duygularını yaşatabilmektedir. Bu duyguların hissedilmesini azaltmak için desteği çevremizden veya bir uzmandan sağlamak da gerekebilmektedir.


• Engelli bir anne babanın çocuğu olarak hissedilen yalnızlık, güvensizlik gibi duygularla baş etmek için de öncelikle çocuğun çevresinin sağlamlaştırılması, destek sağlayıcı olması gerekmektedir. İhtiyaçlarının karşılanması sağlanabilmeli ancak zor bir durum karşısında yeterliliğini desteklemek, tamamlamak anlamında da yardımcı olunmalıdır.





ÇOCUĞUMA OTİZM TANISI KONDU, NE YAPMAM GEREKİYOR?

Çocuğuma Otizm Tanısı Kondu, Ne Yapmam Gerekiyor?


Öncelikle çocuğumuzun tanısına uygun bir eğitimden faydalanabilmesi için hastaneden aldığımız rapor ile birlikte bağlı bulunduğunuz İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün Rehberlik ve Araştırma Merkezinden değerlendirme için bir gün almanız gerekiyor


Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Hizmetini ücretsiz alabilirsiniz   Öncelikle çocuğumuzun tanısına uygun bir eğitimden faydalanabilmesi için hastaneden aldığımız rapor ile birlikte bağlı bulunduğunuz İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün Rehberlik ve Araştırma Merkezinden değerlendirme için bir gün almanız gerekiyor. Orada yapılacak değerlendirme sonunda uygun görülürse verecekleri   ve üzerinde “özel eğitim alması uygundur” ibaresi bulunan rapor ile herhangi bir özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinden ücretsiz faydalanabilirsiniz.




Diploma sorun ! Konusuyla ilgili uzmanlardan hizmet alın: Özel eğitim suistimale oldukça açık bir alandır. Maalesef bazı kurumların maliyeti düşürmek adına alanla ilgisi olmayan kişileri öğretmen olarak çalıştırdıklarını duymaktayız. Eğitim alacağınız merkezde çocuğunuzla birlikte derse giren öğretmenin üniversitelerin 4 yıllık eğitim veren fakültelerinden mezun ,  Özel Eğitim Öğretmenliği, Psikoloji, Çocuk Gelişimi ve Eğitimi, Okul Öncesi Öğretmenliği, Sınıf öğretmenliği (M.E.B’dan Zihinsel Engelliler Eğitimi Sertifikası almış ), Fizyoterapi , İşitme Engelliler Öğretmenliği vs.  gibi, alanla ilgili bölümlerden mezun olması gerekmektedir.





Sorunu Kabullenin :  Otizmde çocuğun fiziksel gelişimi genellikle normal olduğu için ebeveynlerde çoğu zaman durumu kabullenmeme sorunu görüyoruz. Durumu ne kadar erken kabullenirseniz, çocuğunuz için bir şeyler yapmaya o kadar erken başlarsınız.













  • Suçlamayın : Bu tanıdan ötürü kendinizi ya da başka herhangi bir kişiyi suçlamayın, Her yaşta, her kültür düzeyinde ve dünyanın her yerindeki insanların otistik bir çocuğu olabilir.
  • Otizm henüz, çocuk anne karnındayken teşhis edilemiyor.



  • Çocuk sahibi olmayı isteyip istememenizin, çocuğunuza ilgi gösterip göstermemenizin, eşinizi sevmenizin ya da sevmemenizin çocuğunuzun otistik olması ile hiçbir ilgisi ya da etkisi yoktur.





    • Pes Etmeyin- Vazgeçmeyin  :   Anne – baba olarak en zor anlardan birini yaşadınız belki de .  Ancak doğru aile yaklaşımı   ile çoğu otistik çocuğumuzda ciddi ilerlemeler görüyoruz.  Çocuğunuzun kapasitesinin ne olduğunu bilemezsiniz, doktorunuzun ve özel eğitim uzmanınızın önerdiği aktiviteleri uygulamanız sonucunda sürpriz gelişmeler olduğunu görebilirsiniz. Otistik çocuğa doğru yaklaşım ve davranış değiştirme yöntemleriyle ilgili uzman bir psikologdan yardım alın.

    • Psikolojik Destek Alın :      Gerekirse psikolojik ya da psikiyatrik bir destek almaktan çekinmeyin. Sizin sağlıklı olmanız ,  çocuğunuza sağlıklı yaklaşmanız demektir.

    AİLE DE EĞİTİM ALMALI Ailenin çocuğa nasıl yaklaşması gerektiği, okulda ya da rehabilitasyon merkezinde kazandırılmaya çalışılan davranışların evde nasıl genelleştirilebileceği, problem davranışlarla uygun baş etme yöntemleri konusunda aile eğitim almalıdır. Aileleri de eğitime katılan ailelerin çocuklarında çok daha hızlı ilerlemeler görülmektedir.










    ZİHİN ENGELLİLERİN EĞİTİM AMAÇLARI





    Bağımsız Yaşam Becerileri
    Bağımsız yaşam becerileri, bireyin doğumundan başlayarak yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan beslenme, barınma ve sevgi gibi birincil gereksinimleri dışındaki tüm gereksinimlerini karşılamaya dönük geniş kapsamlı bir kavramdır. Özünde çok büyük farklılıklar olmamakla birlikte değişik kaynaklarda bağımsız yaşam becerilerine ilişkin yapılan değişik sınıflandırmalara rastlanılmaktadır (Snell, 1983; AAMR, 1992; Eripek, 1996). Alan yazında sıklıkla sözü edilen gelişim alanları, (uyumsal davranışlar, toplumsal beceriler ve mesleki beceriler) bağımsız yaşam becerileri şemsiyesi altında toplanabilmektedir. Yapılan sınıflandırmaların en kapsamlı olanlarından biri ÇİZELGE 1′de verilmiştir.
    Bu sınıflandırmada görüldüğü gibi, bağımsız yaşam becerileri genel olarak, başarı için gerekli temel beceriler, uyum için gerekli beceriler, topluma uyum becerileri (günlük yaşam becerileri), mesleğe hazırlık ve mesleki beceriler olarak dört beceri alanına ayrılabilmektedir.
    Çizelge1:
    I. Başarı İçin Gerekli Temel Beceriler
    A. Temel Gelişim Becerileri
    1. Sinir Sistemi Gelişimi
    2. Motor Gelişim
    3. Bilişsel Gelişim
    B. Yaşamda Gerekli Sayısal Bilgiler
    1. Temel Matematik
    2. Zamanı Planlama
    C. Yaşamda Gerekli Okuma
    1. Temel Akademik Beceriler
    2. İşlevsel Okuma
    D. İletişim
    1. Anlamlı Dil
    2. Alıcı Dil
    3. Yazma ve Sesleme
    4. Becerileri
    II. Uyum İçin Gerekli Beceriler
    A. Kendini Tanıma
    1. Kendinin Farkında Olma
    2. Benlik Kavramı
    B. Kişilik ve Duygusal Uyum
    1. Geri Çekilme
    2. Kendini Kontrol Etme
    3. Model Alma ve Taklit Etme
    C. Bireylerarası Sosyal Beceriler
    1. Temel Etkileşim Becerileri
    2. Gruba Katılma
    3. Oyun Etkinlikleri
    4. Sosyal Etkinlikler
    5. Cinsel Davranışlar
    6. Sorumluluk
    III.Toplumsal Uyum Becerileri (Günlük Yaşam Becerileri)
    A. Özbakım Becerileri
    1. Tuvalet
    2. Yemek Yeme
    3. Giyinme
    B. Tüketici Becerileri
    1. Para İdaresi
    2. Banka İşlemleri
    3. Bütçe Yapma
    4. Alışveriş Yapma
    C. Ev İçi Beceriler
    1. Mutfak Becerileri
    2. Ev Temizliği
    3. Ev Yönetimi, Bakımı ve Onarımı
    4. Çamaşır Yıkama ve Giysilerin Bakımı
    D. Sağlık Bilgisi
    1. Çeşitli Sağlık Sorunlarının Tedavisi
    2. Beden Ölçülerini Koruma
    3. İlaç Kullanma
    4. Kişisel Sağlık Cihazlarını
    Ayarlayabilme
    E. Topluma İlişkin Bilgi
    1. Bağımsız Seyahat Becerileri
    2. Toplumsal Beklentiler
    3. Toplumun Farkında Olma ve Yararlanma
    4. Telefonu Kullanma
    IV. Meslek Öncesi ve Mesleki Beceriler
    A. İşe Hazır Olma
    1. İşin Farkında Olma
    2. İş Görüşmeleri ve İş Formları Doldurma
    3. İş Başında Bilgilenme
    B. Mesleki Davranışlar
    1. Mesleki Performans ve Üretim
    2. Çalışma Alışkanlık veTutumları
    3. İş İlişkileri
    4. Belirli Bir Mesleğe İlişkin Beceriler
    5. Meslek Becerilerini Öğrenme ve Değişik Durumlarda Kullanma
    C. İşe Uygun Sosyal Davranışlar Sergileme
    Başarı için gerekli temel beceriler, temel gelişim becerileri, günlük yaşamda gerekli sayısal bilgiler, günlük yaşamda gerekli okuma ve iletişim gibi alt beceri alanlarından oluşmaktadır. Uyum için gerekli beceriler, kendini tanıma, kişilik ve duygusal uyum ve bireylerarası sosyal beceriler alt beceri alanlarından oluşmaktadır. Toplumsal uyum becerileri ya da günlük yaşam becerileri, özbakım becerileri, tüketici becerileri, ev içi becerileri, sağlık bakımı ve toplumsal bilgi beceri alanlarından oluşmaktadır. Meslek öncesi ve mesleki beceriler ise, işe hazır olma, mesleki davranışlar ve mesleğe uygun sosyal davranışlar sergileme gibi beceri alanlarından oluşmaktadır. Bağımsız yaşam becerilerinin bu denli ayrıntılı olarak ele alınması ve sınıflandırılması zihin engelli bireylerin bağımsız yaşamaya hazırlanmalarına verilen önemi göstermektedir. Nitekim AAMR’nin yeni tanım ve sınıflandırma sisteminde açıklanan ve ayrıştırılan uyumsal beceri alanları başarılı bir toplumsal yaşama geçişte esas olarak görülmektedir (Eripek, 1997; AAMR, 1992).














































































































































    9 yorum: